Makaleleri

Ramazan Mektebinin Muhasebesi

01/06/2020

Bir mübarek Ramazan ayını daha geride bıraktık. Ramazan, her sene birçok nimetle, sayısız rahmetle, bereketle gelir. Ramazan, her sene bize yeni bir can verir; sevinç, huzur, güven getirir. Ancak bu sene Ramazan biraz başka geldi. Belki de ilk defa karantina altında karşıladık mübarek Ramazan ayını.

Şunu hatırlatmakta fayda var. Ramazan hangi ayda, hangi mevsimde gelirse gelsin, geldiği zaman ve şartlar bizler açısından ne olursa olsun aslında en büyük mekteptir, evet ilahi bir mekteptir. Bize unuttuğumuz çok büyük değerlerimizi hatırlatan ve kaybettiklerimizi bulduran bir mekteptir Ramazan.

Yüce Rabbimiz hayat kitabımızda şöyle buyurur:“Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın.” (Haşr, 59/19)

Bu ayet bize şunları hatırlatır: Allah'ı unutanlardan olmayın. Allah’ı unutursanız, Allah size kendinizi unutturur.

Aslında Ramazan Mektebi bize kendimizi hatırlatmaya gelir. Zira insanın en büyük zaafı unutmaktır. İnsan, bazen kendini, eşini, çocuklarını, hatta Rabbini unutur. Ramazan, bütün unuttuklarımızı bize hatırlatır. İnsan bazen de varoluş gayesini, manasını, hikmetini unutur. İşte her yıl gelen Ramazan bize bu manayı, hikmeti ve anlamı yeniden kazandırır.

Bu zor zamanlarda salgın hastalık tehlikesi hürriyetimizi kısmen elimizden almış gözükebilir. Ancak unutmayalım ki; en zor karantina evlere kapanmışlığımız değildir. En zor karantina nedir, biliyor musunuz? Kalplerimizin, yüreklerimizin üzerindeki karantinadır. Yüreklerimizin iyiliğe kapanmasıdır.

En zor esaret nedir bilir misiniz? En zor esaret yüreklerin esaretidir; iyiliğe, güzelliğe, hayra kapanmasıdır.

En zor muhasara nedir bilir misiniz? Bedenlerimizin evlerimizde mahsur kalması değildir. Ruhlarımızın muhasara altına alınmasıdır. İşte İslam’ın ve Ramazan Mektebinin en büyük gayesi; yüreklerimiz, kalplerimiz ve ruhlarımız üzerindeki bütün bu karantinaları ortadan kaldırmaktır.

Bu mektebin merkezinde Kur’an vardır ve bu mektebin muhteşem bir programı, müfredatı vardır.

Ramazan Mektebinin programını özetlemek gerekirse şunlar vardır:

1- Programın ilk maddesi Kur’an’dır.

2- Mükâfatı Allah ile insan arasında adeta bir sır olan Oruç ibadeti vardır.

3- İnsanın Rabbine en yakın vakti olan iftarın sevinci vardır.

4- Sahurun bereketi vardır.

5- Teravihin huzuru vardır.

6- İnfak, sadaka, cömert olmak vardır.

7- Varlığımızın sadakası fıtır vardır.

8- Bin Aydan daha hayırlı, bir ömre bedel, kadrimizi yücelten Kadir gecesi vardır.

9- İmsakın sabrı vardır.

10- İtikaf vardır.

11- Gündüzün sıyamı, gecenin kıyamı vardır.

12- Midenin, gözün, dilin, kulağın, aklın, kalbin orucu vardır.

Ramazan Mektebinin programında şunlar yoktur, olmamalıdır:

1- Kötü söz yoktur.

2-Yalan yoktur.

3- İftira yoktur.

4- Dedikodu, gıybet yoktur.

5- Kalp kırmak yoktur.

6- Komşusu açken tok yatmak yoktur.

7- Haram lokma yoktur.

8- Boş, beyhude sözler, işler yoktur.

9- Kalbin inceliğini ortadan kaldıran öfke yoktur.

10- Yürekleri işgal eden intikam yoktur.

11- Kalbin yüceliğini alıp götüren kibir, gurur yoktur.

12- Aldatma tutkusu yoktur.

13- Servet ve şehvet tutkusu yoktur.

14- Kendisinden başkasını yok sayan bencillik yoktur.

Şimdi yukarıda programı verilen Ramazan Mektebine göre kendimizi test edelim. Acaba Yüce Rabbimizin bizlere en büyük ikramı olan bu nimetten hakkıyla istifade edebildik mi? Cevabımız evet ise… Ne mutlu bizlere… Değilse, Rabbim bizleri affetsin. Hemen ama hemen niyetimizi alalım. Niçin mi? Kendimize çeki düzen vermek için. Allah’ın verdiği can emanetini teslim etmeden hemen muhasebe yapmak için.

Şimdi bir kez daha şu soruları kendimize soralım:

1- Ramazan ayı tümüyle bizim oldu mu?

2- Mahrumiyetimizi rahmete dönüştürebildik mi?

3- Evlerimizde kalışımızı bir muhasebeye dönüştürebildik mi?

4- Ramazan, hüznümüzü sevince dönüştürebildi mi?

5- Evlerimiz, Ramazan ayı sayesinde mabede dönüştü mü?

Değerli Okurlarım;

İnsan ruh ve bedenden müteşekkil bir varlıktır. Onun ruhî yönü de vardır, bedenî yönü de. Ruhî ihtiyaçları da vardır, bedenî ihtiyaçları da. İnsanın huzuru ve mutluluğu, bu iki yönünün ihtiyaçlarının tam ve doğru bir şekilde karşılamasına bağlıdır. Bu iki yöne ait ihtiyaçlar dengeli bir biçimde giderilmediği takdirde arızalar, sıkıntılar ortaya çıkar.

Günümüzde insanın bu iki yönünün ihtiyaçları maalesef dengeli bir biçimde karşılanmıyor. Sadece maddi yöne yönelik plan, programlar yapılıyor ve bunlar, o kadar abartılı hale getiriliyor ki, insanın ruhi yönü neredeyse yok sayılacak duruma getiriliyor.

İnsan, beşer olarak doğar, akıl ve irade ile insan olur. Akıl ve irade sahibi olan insan her an kendisini var eden Sonsuz Kudret ile diyalog halindedir. İnsan gerçek anlamda var olabilmek için bu diyaloga muhtaçtır. Bedenin canlılığını devam ettirebilmek için suya ve ekmeğe muhtaçlığı gibi ruh da canlı kalabilmek için ait olduğu Yüce Kudret’le irtibata muhtaçtır. Bunu bilen Yüce Allah, kendisi ile eşrefi mahlûkat olarak yaratmış olduğu insan arasında karşılıklı diyalog için çeşitli ibadetleri emretmiştir. Bu manada ibadetlerin her biri, bir ilahi amaca matuftur. Her ibadet insanı biraz daha adam olmaya yaklaştırır. Allah’a karşı sorumluluk bilincini geliştirir. Her ibadet insanı bireysel ve fıtri olandan toplumsal ve eğitsel olana doğru bir seyir içerisine çeker. Bu seyri şu şekilde ifade edebiliriz;

İbadetlerimiz;

1- Öncelikle insanı şahsi sorumluluk bilincine erdirir.

2-Ardından insanı Allah’ın razı olacağı salih amellere yönlendirir.

3- Sonunda ise insanı “ ıslah edici iyi” konumuna yüceltir.

Allah’ın rehberliğine uyan kimse dünyada ve ahirette güvenlik içerisinde olan kimsedir. O halde mümin de Allah’ın rehberliğine teslim olup, mutlak güvenceye kavuşan kimse demektir. Bu mutlak güvenceye erebilmek ibadetlerdeki sorumluluk bilincimizle doğrudan ilişkilidir. Mübarek Ramazan ayı insanın bu sorumluluk bilincini kontrol edip geliştirebilmek için nadide zaman dilimlerinden biriydi. Çünkü Ramazan, Efendimizin Hira’da tefekkürün zirvesini yaşamış olduğu bir aydır. Onun tefekkürü kendisini ilahi göreve hazırlamak içindi. Bizim tefekkürümüz ise onu anlamak ve örnek alarak yaşamaya matuf olmalıydı.

Yüce Rabbimiz, bizleri bir mektep olan Ramazan ayına hakkıyla talebe olanlardan kılsın. Bu mektepte edindiğimiz kazanımları, güzellikleri her daim bize uygulama/yaşama kolaylığı versin.